Posted by dogalbypass at Nisan 23, 2020 2:07 pm Makaleler
KALP HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ?

Ramazan orucunu tutabilmek, verdiği büyük manevi mutluluk yanı sıra birçok yönden de insan sağlığına çok yararlı. Kalp hastalarını bu yararlardan mahrum etmemek için, durumlarını değerlendirip, GÖRDÜĞÜ TEDAVİ İLE YAKINMASIZ OLARAK AKTİF YAŞAM SÜREN HASTALARA, BESLENME VE İLAÇ SAATLERİ DÜZENLENEREK, ORUÇ TUTABİLECEKLERİ GÜVENİ VERİLMELİDİR.

Güneşin doğuşundan batışına kadar olan süre içinde yemek ve içmekten vazgeçilmesi şeklinde tutulan oruçla, karaciğer ve tüm sindirim sisteminin dinlenme şansı bulur. Sindirim sistemi dinlenmekte olduğu için, vücutta diğer organların kanlanması ve çalışma verimi artar. Şeker hastalarında kan şekeri kontrolu, hipertansiyon hastalarında kan basıncı kontrolu kolaylaşır. Kanda yağ düzeyleri düşer, yararlı kolesterol yükselir. Vücutta depolanmış yağlar erir, birkaç kilo zayıflanır. Kemik iliği uyarılır, kan yapımı artar. Vücut birikmiş zararlı maddelerden temizlenir, bağışıklık sistemi güçlenir. Kalp, damar, kanser gibi hastalıklara karşı direnç artar.

Oruç aşırı yemek, sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzaklaşmaya da vesile olur. Orucun bir ibadet olarak tutulması ve kudretli bir varlığın himayesine girildiğine inanmanın verdiği güven ve huzur, oruç tutanlara büyük moral ve mutluluk verir.

KALP HASTALARINI ORUÇ TUTMANIN BU YARARLARINDAN YOKSUN BIRAKMAMAK İÇİN, durumlarını değerlendirip, gördüğü tedavi ile yakınmasız olarak aktif yaşam süren hastalara, beslenme ve ilaç saatleri düzenlenerek, oruç tutabilecekleri güveni verilmelidir. Geçirdiği bypass ameliyatı, balon-stent tedavisi ya da kalp pili uygulamasından sonra, herhangi bir yakınması olmaksızın, evinde ve işinde aktif yaşantısına devam edebilen kalp hastalarının, ilaçları günde iki kez alınacak şekilde ayarlanarak ve oruç tutan herkes için geçerli olan beslenme kurallarına uyarak, oruç tutabilecekleri bilgisi ve güveni verilmelidir.

ORUÇ TUTMASI RİSKLİ OLAN KALP HASTALARIna gelince, koroner kalp hastalığı olup, geçirdiği bypass ameliyatı ya da balon-stent tedavisinden sonra, eforda veya eforsuz, göğüs ağrısı yakınmaları yeniden ortaya çıkmış olan, EECP ile Doğal Bypass Tedavisi görmemiş ve bu yakınmalardan kurtulma şansı bulamamış, kullandığı birçok ilaca rağmen yakınmaları devam eden ve kalp krizi riski olan hastalar oruç tutmamalıdır. Ayrıca, önceden geçirdiği kalp krizleri ile kalp yetersizliği başlamış, eforda ya da eforsuz, nefes darlığı yakınması, vücutta su toplanması ve kilo artışı olan kalp hastaları da oruç tutamazlar. Yüksek tansiyonu olup, kullandığı ilaçlara rağmen kan basıncı sık sık yükselme ve düşme gösteren hastalar ile şeker hastaları da oruç tutmamalıdır.

Kalp hastalığı olsun olmasın, ORUÇ TUTAN HERKESİN, RAMAZAN SÜRESİNCE BESLENMESİNE ÖZEN GÖSTERMESİ GEREKMEKTEDİR. Yılda bir ay vücudun dinlendirilmesi demek olup, fiziksel ve zihinsel sağlığımıza büyük katkıları olan oruçtan bu yararları sağlayabilmek için Ramazan süresince, sağlıklı ve dengeli beslenmek çok önemlidir. Abartıya kaçmadan günlük ihtiyaç olan protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineraller alınmalı, iftar ve sahurda yavaş yavaş ve az miktarlarda yemeli, yiyecekler ağızda iyi çiğnenmeli, doymadan sofradan kalkmalıdır. İftar ve sahur arasında 2 litre kadar sıvı, su, ayran, komposto olarak alınmalıdır. Sahurda, mideden geç boşalarak uzun süre tok tutacak, proteinden ve lifden zengin, süt, yoğurt, kefir, peynir, yumurta, hurma, çörek otu, ceviz, badem, fındık, kuru baklagil, tahıl, esmer ekmek tercih edilmelidir. Metabolizmayı yavaşlatarak kilo almaya da neden olan çok yağlı ve hamurlu- şerbetli ağır tatlılardan, kızartılmış, baharatlı, tuzlu gıdalardan kaçınmalıdır. Ramazanda kabızlık devam ederse orucun vücudu temizleyici etkisi azalır, Ramazan süresince lifli ve kabızlığı önleyici ürünler tüketmeğe özen gösterilmeli, bu amaçla, hurma ve kefir, iftar ve sahurlarda bolca tüketilmelidir. Hurma, dengeli bir enerji ve karbonhidrat içeren lifli bir besindir. Kefir, zengin protein içeriği yanı sıra vücut için yararlı probiyotiklerden çok zengindir, evde yapılarak tüketilmesi daha uygun olur.

İftar davetlerinde ve restoranlarda, önceden belirlenmiş zengin menülerle yapılan iftarlar insanlara ciddi bir ağırlık vermektedir. Saatlerce boş kalmış midenin hızla ve aşırı derecede, özelikle de yağlı ve şekerden zengin besinlerle doldurulması ve iftar sonu ard arda sigara içmek, SAĞLIK İÇİN CİDDİ TEHLİKEDİR; gizli kalp hastalarında ani kalp krizine, ani kan basıncı yükselmelerine ve felç durumuna yol açabileceği unutulmamalıdır.

 

Tags: , ,